Yumurta Nakli İle Hamile Kalanlar Kıbrıs Dünya Tüp Bebek Merkezi

Kıbrıs Yumurta Nakli İle Hamile Kalanlar

Hemen hemen her kadının hayalidir annelik duygusunu yaşamak. Mutlu bir beraberliği olan çiftler de bu mutluluklarını bebekle perçinlemek isterler. Ancak günümüz modern dünyasında kadınlar artık önceliklerini eğitimlerine ve kariyerlerine göre belirler oldular. Genç yaşlarında eğitim ve kariyerlerine odaklanan kadınlar, kariyerleri belli bir noktaya geldiğinde ise içlerindeki annelik duygusunu daha fazla bastıramayarak bebek sahibi olmak isterler. Ne var ki gebelik ve sağlıklı bir bebek dünyaya getirmek için kadındaki yaş faktörü oldukça önem taşımaktadır. Yaş ilerledikçe yumurta rezervleri azalır hatta tükenme noktasına kadar gelir. Mevcut yumurtaların da döllenme ihtimali azalır, çünkü dokularımız gibi yumurta hücreleri de zamanla yaşlanır. Gebe kalınsa bile düşük yapma oranı ve kromozomsal anomali (Down Sendromu) oranı da arttığından sağlıklı gebelik şansı düşer.

Tüm bunların yanında bir de sağlığa bağlı sebepler de anne olmaya engel olabiliyor. Anne adayının yumurta hücrelerindeki ya da rahmindeki sorunlar da bebek sahibi olma ihtimalini düşürebiliyor.Bu gibi durumlarda çiftlerin geriye sadece iki seçeneği kalıyor; evlat edinmek ya da yumurta donasyonu.

Evlat edinildiğinde, çocuk bebeklik çağında alınsa dahi, anne adayı hamilelik sürecini yaşamadığından ve bebeğin kendi genetik özelliklerini taşımamasından ötürü bu durumu kabullenmekte ve bebeği benimsemekte güçlük yaşayabiliyor. Oysa yumurta donasyonunda, donörün yumurta hücreleri ile kendi eşinin spermleri döllendirildiğinden, eşinin genetik özelliklerini taşıyan bir çocuk dünyaya getirebiliyor. Bunun yanında gebelik ve doğum sürecini de birebir yaşadığı için, hamilelik boyunca kendi kanı, doğum sonrasında ise kendi sütü ile beslediği bebeği adeta onun bir parçası oluveriyor.

Bazı iddialara göre Hollywood'da da yumurta donasyonu oldukça yaygın. Ünlü kadınlar genç yaşlarında müzik / sinema / tiyatro gibi sanat kariyerlerini ön planda tutup, ilerleyen yaşlarda anne olmayı tercih ediyorlar. Ancak dış görünümleri kozmetik ve estetik müdahaleler ile ne kadar genç görünse de, yumurta hücreleri diğer kadınlardan farklı değil. Bu sebeple uzmanlar ilerleyen yaşında anne olan bir çok ünlü ismin bu yönteme başvurduğunu düşünüyorlar.

Türkiye'de de bu yönteme başvuran çok sayıda kadın var. En yaşlı anne olma özelliğini taşıyan Memnune Tiryaki de bunlardan biri. Yıllarca kısırlık tedavisi gören ve 35 yıl boyunca çocuk hasreti çeken Memnune Tiryaki doktorunun tavsiyesi ile 20 kilo vererek Kıbrıs'taki bir merkezde yumurta donasyonu ile hamile kalmış, 9 ay sonra da oğlu Yusuf'u kucağına almış. Ülkemizde bu durumun etik olup olmadığı halen tartışılırken, Tiryaki bir röportajında "yaşımı tartışmasınlar, ne kadar yaşayacağımı da hesaplamasınlar, anne olmanın verdiği mutluluk bana yeter" diye konuşmuştu.

Almanya’da yaşayan başka bir Türk Türkan Katıçelik de bu yöntem ile 64 yaşında anne olmuş ve Alman basının en çok konuştuğu konulardan biri haline gelerek, etik tartışmalarına yol açmıştı. Elele dergisine verdiği röportajda eğitim ve iş hayatına öncelik verdiği için 33 yaşında evlendiğini söyleyen Ayşe Tekin de; 36 yaşında menopoza girdiğini öğrendiğinde dünyasının başına yıkıldığını, bir arkadaşının tavsiyesi üzerine yumurta donasyonunu araştırıp önce Girit'de bir merkeze, orada başarılı olamayınca da Kıbrıs'taki tüp bebek merkezine başvurduğunu, orada donasyon işlemi yapıldığını ve İstanbul'a döndüğünde donasyondan 12 gün sonra yapılan gebelik testi ile hamile olduğunu öğrendiğinde yaşadığı sevincin tarif edilemez bir duygu olduğunu söylüyor.

Görüldüğü gibi her ne kadar Türkiye’de hala yasak ve etik tartışmalara yol açan bir yöntem olsa da, bu yolla gebe kalanların sayısı giderek artarken, bu yönteme başvuran annelerin ise söylediği tek bir şey var, o da; bebek sahibi olmanın hayal bile edilemeyecek bir duygu olduğu ve uğrunda her şeye değdiği.

İlgili Blog Makaleleri