Embriyo ve Fetal Redüksiyon Kıbrıs Dünya Tüp Bebek Merkezi

Embriyo ve Fetal Redüksiyon

Yardımcı üreme tekniklerini kullanarak çocuk sahibi olmaya çalışan çiftlerde uygulanan temel kural; kadında mümkün olan en fazla sayıda yumurta elde ederek, bunların döllenme sonucu embriyoya dönüşme şansını arttırmaktır. Laboratuvar ortamında döllendikten sonra, sağlıklı bir biçimde gelişimini tamamlamış olan embriyolar, anne rahmine transfer edilir. Eğer elde edilen sağlıklı embriyo sayısı 3 veya daha fazla ise, gebelik şansını arttırmak için bunların tamamı transfer edilir. Çünkü rahimde bunların hepsinin birden tutunma olasılığı düşüktür.

Ancak yine de oluşan üçüz ve üstü gebeliklerde, anne adayı ve bebekler çoğul gebeliğin getirdiği risklerle karşı karşıya kalır. Bu problemlerden en önemlisi; tüm bebeklerin kaybedildiği düşük tehditidir. Tek embriyo taşıyan anneler, bebeklerini 40 hafta rahminde taşıyabilirken, bu sayı ikiz gebeliklerde 36 hafta, üçüz ve üstü gebeliklerde ise 32 haftaya iner. Tıbbi olarak 37. haftadan önce doğan bebekler prematüre olarak adlandırılır ve kuvöze alınır. Bu tip bebeklerde doğumdan sonra ciddi akciğer, kalp, bağırsak problemleri, beyin kanaması ve görme problemleri, sepsis, anemi ve sarılık görülme ve kalıcı hasar kalma riski çok yüksektir. Ayrıca bebekler, doğum yaklaştıkça rahim içinde iyice sıkışarak birbirlerinin gelişimini de engelleyebilirler. Anne adayı ise preeklempsi (çok yüksek tansiyon), devamlı vajinal kanama ve diabet riski altındadır.

Tüp bebek uygulamalarından sonra oluşan üçüz ve üstü çoğul gebeliklerde, bir veya daha fazla bebeğin kalbinin özel bir ilaçla durdurularak o bebeğin gelişiminin durdurulması işlemine fetal redüksiyon adı verilmektedir. İkiz gebeliklerde ise fetal redüksiyon önerilmez. Çiftler açısından verilecek bu karar, çok zor bir karar olsa da tüp bebek uygulamasındaki amaç; sonuçta sahip olunan bebek sayısı değil, kucağınıza alıp eve götüreceğiniz sağlıklı bir bebeğe ulaşmaktır. Bunun bir yarış olmadığı unutulmamalıdır.

Fetal redüksiyon işlemi, gebeliğin 11 veya 12. haftalarında, ultrasonografi yardımıyla annenin karın bölgesinden rahim içine çok ince bir iğne ile girilerek uygulanır. Seçilen fetus veya fetusların kalbine veya kalp civarına potasyum klorid enjekte edilerek kalp atışı durdurulur. Bu işlem öncesinde anne karnındaki tüm fetuslar değerlendirilir ve sorunlu olan, veya doktorunuzun en kolay ulaşabileceği fetus seçilir. Kalp atışı duran fetus 6-8 hafta içinde kendiliğinden kaybolur. Anne adayının uzun süre dinlenmesi ve iş yapmaması gerekmez, normal hayatına devam edebilir.

Fetal redüksiyon, sadece seçilen fetusun kalbini durdursa da, her operasyonda olduğu gibi bu işlemde de, çiftlerin bilmesi gereken bazı riskler vardır. Fetal redüksiyon sonrasında diğer bebekleri de kaybetme riski % 1-5 oranındadır. Redüksiyon yapılan bebek sayısı arttıkça kaybetme riski %10’a kadar yükselir. Ancak üçüz veya daha yüksek sayıda fetusun olduğu gebeliklerde, prematüre bebek doğurma ihtimalinin % 100’e yakın olduğu düşünülürse, redüksiyon üçüz ve üstü tüm gebelere doktorlar tarafından önerilmektedir.

İlgili Blog Makaleleri