Düşük Tehlikesi Ve Fark Edilmeyen Düşük Kıbrıs Dünya Tüp Bebek Merkezi

Düşük Tehlikesi Ve Fark Edilmeyen Düşük

Hamile olduğunu öğrenen kadının sevinci, hayatındaki en önemli anlardan biridir. Hemen hemen her kadın bunun hayalini kurar ve nihayet hayallerine ulaştıklarında ise tarifsiz bir mutluluk yaşarlar. Anneliği isteyen ve hayalini kuran kadınların, bebek ana rahmine düştüğü andan itibaren onunla sonsuz ve karşılıksız bir bağ kurdukları söylenir.

Ancak kadınların bir kısmı bu büyük mutluluklarının devamında büyük bir hayal kırıklığı ile yüz yüze kalabilmektedirler. Düşük adı verilen bebeğini kaybetme durumu psikolojik açıdan, bir kadın için en büyük travmalardan biridir. Bu konuda yeterli bilgiye sahip olmayan bir kadın için ise travmanın boyutu da oldukça büyüyebilir. Elbette ki her anne adayında hayal kırıklığına sebep olacak bu durum hakkında yeterli bilgi edinilirse, düşüğe neyin neden olduğu, çözümü ve gelecekte yeniden bebek sahibi olup olamayacağı konularında bilgi edinildiğinde bu durum bir nebze de olsa daha hafif atlatılabilmektedir.

Düşüklerin yüzde doksan gibi bir miktarını embriyoya ait anomaliler oluşturur. Yarısından fazlasında ise bebeğin aslında kromozomsal bir bozukluğunun olduğu gerçeği vardır. Bunun yanında; annenin yaşı, rahmindeki yapısal bozukluklar, kistler veya mymlar, bazı enfeksiyonlar, Asherman Sendromu da denilen rahim içi yapışıklıklar, şeker veya troid hastalığı, tansiyon, kalp, böbrek gibi yapısal hastalıklar ya da gebeliğin ilk dönemlerinde kullanılan ilaçlar, alkol, sigara ve uyuşturucu kullanımı gibi birçok etken de düşüğe sebebiyet verebilmektedir.

Düşüğün birçok çeşidi vardır; Hamileliğin ilk haftalarında gerçekleşen düşüğe erken, 12 ila 20. Haftası arasında gerçekleşen düşüğe ise geç düşük denmektedir. Bazı durumlarda embriyo kendiliğinden rahimden atılarak düşüğe sebep olur ve buna da spontane abortus adı verilir. Gebeliğin ilk dönemlerinde vajinal kanama meydana geliyorsa düşük tehdidi var demektir. Buna da tıp dilinde abortus imminens adı verilir. Bu durumlarda krampa benzeyen ağrılar yaşanabilir. Eğer kanama ile birlikte rahim ağzı da açılıyorsa bu durumda düşük kaçınılmazdır. Abortus insipiens denilen bu durumda kürtaj yapılarak gebeliğin sonlandırılması gerekir. Vajinal kanama ve kramplarla birlikte gebeliğin tüm parçaları dışarı atılıyorsa komplet abortus, bir kısmı atılıp, bir kısmı rahimde kalıyorsa inkomplet abortus ismini alır. Bazı durumlarda ise plasenta ve gebelik kesesi oluşmasına rağmen içi boş kalır ve boş gebelik denilen durum meydana gelebilir.

Missed Abortus Nedir?

Intrauterin exitus; bebeğin rahim içinde ölmesi anlamına gelir. İste Intrauterin exitus durumundaki bebeğin, rahim içinde ölmüş olmasına karşın herhangi bir kanama, kramp ve kasılmanın olmaması durumunda Missed Abortus yani fark edilmeyen düşük meydan gelir. Uzun süre ölü bebeğin rahimde kalması koyu kahverengi kanamalara yol açabilir. Hatta rahimden atılmadan uzun bir süre kaldığında çeşitli komplikasyonlara veya kan pıhtılaşmasına neden olarak anne adayının hayatını tehlikeye dahi sokabilir. Bu durumu işaret eden bazı uyarılar vardır. Örneğin anne adayındaki hamilelik belirtileri birden durur ve kendisini artık hamile gibi hissetmemeye başlar. Bazı durumlarda ise süte benzer bir akıntı olabilir.

Missed abortion yani fark edilmeyen düşüğe neyin sebep olduğu tam olarak bilinmemektedir. Bazı durumlarda genetik faktörler ya da kromozomsal anomaliler buna sebebiyet verebilir ancak bu durum tüm düşükler için geçerli değildir. Günümüzde de fark edilmeyen düşük vakaları daha nadir görülmeye başlamıştır. Missed Abortus durumunda belirtiler fark edildiği anda bir uzmana başvurmak, doğabilecek sonuçlar bakımından oldukça önem taşır. Bir sağlık kuruluşuna gidildiğinde hamileliğin evresine göre izlenecek yol belirlenir. Eğer gebelik birinci trimestrde ise anne adayına genel anestezi uygulanarak gebelik tamamen temizlenerek sonlandırılır ya da üç gün sürecek bir ilaç tedavisi de uygulanabilir. Bir diğer yöntem de düşüğün kendiliğinden gerçekleşmesini beklemektir. Ancak bu jinekologlar tarafından pek onaylanan bir seçenek değildir. Çünkü ölü bebek rahim içinde bekletilirse pıhtılaşma görülebilir. Ya da düşük kendiliğinden olsa bile rahim içinde parça kalabilir ve bu durumda da yine cerrahi müdahale uygulanması gerekebilir.

İlgili Blog Makaleleri